İlk çağlarda ışık oyunlarının duvara yansıması ile ilk nüvelerini veren sinema sanatının sinematografinin keşviyle tam olarak hayat bulduğu zamanlarda hiç kimse tahmin edemezdi insanlar üzerinde bu kadar etkili olabileceğini. Sinemanın `düşler` satıp bunun üzerinden dev bir endüstri kurulacağını. Hatta giyim tarzlarından kurulan ilişkilere kadar etki yapabileceğini...
Bir bilet alıp sinemaya gittiginizde ilk karşılaştığınız bu kadar karanlık bir yerde, bu kadar size yabancı insanların içinde 1,5 2 saat geçireceğiniz gerçeğidir. Aslında kolay kolay sizi sokamayacakları bir ortama üstüne para vererek gönüllü olarak girersiniz. Koltuklar olabildiğince rahat ve perdenin konumu da yarı yatar pozisyonda olmanızı sağlar. Teknik olarak da hazırlanmış bu ortam sizi düşler aleminin kollarına alabilmek için biçilmiş kaftandır adeta. Perdede fragmanlar akmaya başladığında bir sonraki gelişiniz için merak uyandırılır.
İçeride inanılmaz bir mısır patlağı kokusu…
TRT'ye çekilen Dede Korkut Hikayeleri'nin anlatıldığı TV filmlerinin çekimlerine Avanos'ta başlandı. 12 bölüm halinde ekrana gelecek olan TV filmlerinden ilki olan "Deli Dumrul"da, Burak Sergen, eşi Işıl Sergen ve Demir Karahan rol aldı. Yönetmenliğini Atilla Candemir'in yaptığı filmler, TRT'nin yanı sıra Türkçe'yi ve lehçelerini konuşan Orta Asya ülkelerinde, Kıbrıs, Kuzey Irak, Türklerin yoğun olarak yaşadıkları Balkan ve Avrupa ülkelerinde gösterilecek..
7 - 16 Eylül arası Kanada'nın Toronto şehrinde yapılacak olan 31'inci Uluslararası Toronto Film Festivali'ne Türkiye'den Nuri Bilge Ceylan ve Reha Erdem katılıyor. Nuri Bilge Ceylan'nın Cannes'da FIPRESCI Ödülü alan İklimler adlı filmiyle ile oldukça iddalı olduğu açıklandı. Festivalde Türkiye'yi aynı zamanda Reha Erdem'in Beş Vakit adlı filmi temsil edecek. Brad Pitt, Russell Crowe ve Cate Blanchett gibi Hollywood yıldızlarının katılması beklenilen festivalde çeşitli ülkelerden 352 film yer almakta.
Bu yıl 31'inci düzenlenecek olan uluslararası Toronto Film Festivali'nde belgeselcilerin gövde gösterisine dönüşmek üzere. Dixie Chicks, Kurt Cobain ve John Lennon gibi bir çok müzik efsanesini konu alan belgeseller festivalde gösterime girecek.

David Leaf ve John Scheinfeld yönettiği "The U.S. vs. John Lennon" belgeseli festivlde büyük ilgi çekmesi beklenen önemli bir belgesel. John Lennon'un "Barışa bir şans verin" (Give Peace a Chance) sloganıyla gösterime girmesi beklenen belgesel son yıllarda dünyada yaşanan karmaşa, kaos ve savaş ortamını protesto eden bir belgesel. 2006 yapımı belgeselin 11 Eylül günü ikinci gösterimle tekrarlanacak olması bir anlamda bu yıl festivalin politik içeriğinide göstermekte.
Petra Epperlein ve Michael Tucker'ın yönettiği The Prisoner Or: How I Planned To Kill Tony Blair ilk kez izleyiciyle buluşacak başka bir belgesel.
Sinemalarda 1995 yılında gösterilen ancak çeşitli nedenlerden dolayı bir türlü DVD/VCD olarak yayınlanamayan Yağmurdan Önce (Before The Rain) yayınlandı. Balkan sorunu üzerine yapılmış en iyi film olarak gösterilen Yağmurdan Önce en iyi film dahil 5 dalda Altın Aslan ödülünü almıştı. En iyi yabancı film dalından Oscar adayılığı bulunan filmin gerek özgün senaryosu ve gerek müzikleri ile uzun zamandır beklenen bir filmdi. Yönetmenliğini Micho Manchevki'nin yaptığı filmin başrollerinde Katrin Cartlidge, Rade Serbedzija ve Gregoire Colin üstlendi. Tartışmasız olarak izlenmesi ve arşivlenmesi gerekilen Yağmurdan Önce filmini tüm sinemaseverlere tavsiye ediyoruz. Film kadar öne çıkan orjinal müzikleri maalesef şu an için bulunmamaktadır.